Vur bitsin dilimin sevgi sancıları..yeter ki susma.. susuşun, vurgunum olur..

Vur bitsin dilimin sevgi sancıları..yeter ki susma.. susuşun, vurgunum olur..

5 Eylül 2010 Pazar

Mini şiir arşivimm

Hayalimdin hayal kırıklığım oldun
hayatımda aşk denildiğinde sondun
beni tek başıma bırakıp kayboldun
şimdi eskiye dair ne varsa
bir bir yırtıp yakıyorum
senden boşalan sıcaklığı
biraz olsun o ateşle dolduruyorum..


SeNi KaLBiMe BaStıRaRaK YazDıM yA SiLDiRiRSiN Bir iz oLuRSuN HayaTıMDa yA KaRaLatıRSıN BiR LeKe KaLıRSıN aKLıMDa yADa eLLettiRMeSsiN BiR öMüR Boyu KaLıRSıN oRDa..


Seni böyle seversem asarlar beni bir deniz fenerinin söndüğünü görürsün evlerine kapanır gemiler sis basar tüm limanları..seni böyle sevdiğimi bilseler asarlar beni yokluğunu anlatırlar önce bir güzel dudaklarım dudaklarım çatlayınca susuzluğuna sabah beş buçukta ipe çekerler..seni böyle sevdiğimi bilemezler ay batar gün doğar yer yerinden oynar duyamazlar duyamazlar..


Ayrılık Acısı zordur çekilmez..uzAktır cAnAn kolAy gidilmez..DAğdA AçAn çiçek şehirde büyümez koymA beni burAlArdA gözünü seveyim zincir vurmA yüreğime bırAk döneyim


Aslında yazması söylemekten çok daha kolaydır herzaman.
Çoğu zaman telaffuz etmeye dahi çekinirsin ama birgün gelir kullanmak zorunda kalırsın.

Aslında nekadar da istesen dilin varmaz söyleyemezsin, kırmaktan mı korkarsın
karşındakini yoksa suçluluk duygusumu sarar içini bilinmez ama nedense hep
imalarla gereksiz kelimelerle kamufle edersin, konuyu uzattıkça uzatır
paragraflar yaratırsın yüzlerce kelimelik ama o 3 hece 7 harfi yine de söyleyemezsin.

Sen konuştukça, karşındaki anlar senin ne demek istediğini, gözlerinin içine bakmak
ister yakalayabilmek için gerçeği oysa sen kaçırırsın gözlerini suçluymuş gibi.
Sebeplerin bahanelerin arkası kesilmez sıraladıkça sıralanırlar ama
sen yine de toplayıp da cesaretini söyleyemezsin o 3 hece 7 harfi.

Nihayet tükenince kelimeler araya korkunç bir sessizlik girer.
Ne sen konuşabilirsin ne de o.Kaçınılmaza doğru sürüklenirsiniz birlikte.

Dakikalarca süren o sessizliği bozar nihayet karşındaki
‘Ayrılmak istiyorsun yani?’ der sessizce gözlerine bakarak
ve sen derin bir nefes alarak evet diyebilirsin sadece.

Üstünden kalkan yükün hafiflettiği bedeninle koşar ım karışırsın hayata,
‘O’ ise kalmıştır bir başına ‘Ayrılık’ la

3 hece 7 harfti hepsi oysa…



Unuttuk imkansızlığı umutsuzluğu
ışıktan yollar döşedik yarınlara
Korku olmaz artık zulümden ölümden
Sen yeterki çekme ellerini ellerimden..



Kendimi avutmak için bulduğum herşey bir süre sonra anlamsız geliyor....
Birşeyler biterken yanı başında neyle avuna bilir ki insan...
Kendimce oyunlar buluyor,sıkılıyorum bir süre sonra,kitaplar hiçbirşey anlatmıyor yada kendimi dinlemek canımı sıkmaktan başka birşeye yaramıyor....
Sense bir yerlerde kendine duvarlar örüyorsun....
Biliyorum ki ne kadar ararsam arayayım yanına gelebiliceğim bile kapı bulamayacağım...
Kendine duvarlar örüyor ve bizi dışarıya bırakıyorsun...
Olsun diyorum, ördüğün duvarları maviye boyuyorum....
Çiçekler ekiyorum dibine,büyümüyorlar...
Mavilerim soluyor,sen susuyorsun...ben ölüyorum...
Kendime yalanlar uyduruyorum,kendim bile inanmıyorum....
Oyunlar buluyorum sıkılıyorum durmaksızın birşeyler bitiyor içimde...
Sana sorduğum soruların hiçbir cevabı yok aslında duymayı beklediğim...
Sadece sesini özlediğimden... ellerimin arasından kayıp gidiyorumkendim bile tutamıyorum kendimi....
Ama olsun ben sana elimi uzatıyorum kurtar diye değil,sadece dokunmayı özlediğimden sana....

Senden başka bir nedenim yok....
Senden başka bir isteğim yok...
Senden başka hiçbirşeyim yok...

SENİ SEVİYORUM...



Sen hiç kendine küstün mü?Ben küstüm.Kimseye sormadan seni gönül tahtına oturttuğu için küstüm.İçimde yaşattım seni.Bahardı yüreğimde mevsim.Yazı görmeden kış geldi.İçimde fırtınalar kopuyor.Artık ne fark eder ki.Ben dondurucu soğukta güneşle yanıp kavruldum.Şimdi gün güneş olsa, etrafım güllerle dolsa ne çıkar.İçimde ölen biri var.İçimde ölenle birlikte ölen bir ben var.
Her damla gözyaşımla seni akıttım gözümden.Seninle sevdiğim herşeyi çıkartsam hayatımdan, çıkartabilsem...Seni bana hatırlatan her şeyden ım ım uzaklaşıyorum.Ben ki sana koşmak isterken bunu yapıyorum ya, kendime inanamıyorum.İçimden her gün, her saat, her dakika birşey kopuyor.Parçalanıyorum görüyor musun?
Kendimle hala küskünüm.Barışmayacağım.Artık şarkı söylemek gelmiyor içimden.Kimbilir, belki kağıt kalemle de küserim.Herkese, herşeye sebepli sebepsiz küsmek, omzumu çekerek küçük bir çocuk edasıyla “banane” demek ve saatlerce ağlamak istiyorum.Belki gözyaşlarımla bu acıyı da atarım içimden.Sen üzülme!Küskünlüğüm, kırgınlığım sana değil!Ben sadece kendime küstüm.

Sana söylemek isteyip de söyleyemediğim, boğazımda düğümlenen sözler kaldı.Yutkunmakta zorlanıyorum.Sanki göremediğim ama varlığını hissettiğim bir el kapatıyor ağzımı.Nefes alamıyorum.Yüreğime bir hançer saplandı sanki.Kimse görmüyor ama yüreğim kanıyor.

Hani insan çok sıkıldığında, çok üzüldüğünde ıssız, sessiz herkesten uzak bir yerde yalnız kalmak ister ya, bende tam tersi.Ben kalabalık içinde kaybolmak ve kaybolan beni aramak istiyorum.

İçimde bir yara var.Dünyanın hiçbir hekimi deva bulamaz.Hiçbir ilaç yaramı kapatmaz.Artık buraya bahar gelmez, gün doğmaz.Güneşimi kaybettim, karanlığa müebbettim...



Ayrılık acısı nasıl hafifler? Ya da hafifler mi?

Ayrılık acısı hafifler ama kesinlikle son bulmaz. İnsan yaşamı süresince karşılaştıkları bazı anlarda ayrıldığı insanla ilgili bir bağ kurduğu zaman yine onu hatırlar ve ayrılık acısı yine başına vurur.Bu kez hissettiği acı ilk hissettiğinden azdır ve atlatılması daha kolaydır. Kişi kadere inanıyorsa bu acıyı atlatması daha kolayken inanmayanlar için daha zordur. Çünkü sebebi başka yerlerde ararlar ve onunla debelleşirler. Bilinmelidir ki sebep yalnız ve yalnız alın yazınızdır…

artık bittiğini düşünürsünüz! bir daha aşık olamayacağınızı ! yemek yiyemez, uyuyamaz olursunuz.dışarı çıkmak istemezsiniz ama evde de boğulursunuz.söylenen tüm şeyler bostur, O'dur hayatin anlamı! çivi çiviyi söker dersiniz ve yeni birini bulursunuz acınızı hafifletmek için! fotoğraflar kalkar önce, onla olan şarkınızı dinlemezsiniz.ama bir gün trene binersiniz ve hiç bilmediğiniz bir yere gezmeye gidersiniz, trenden inersiniz ve orda istasyonda birini görürüsünüz! sizsinizdir o! yine karşınıza çıkmıştır! ve yine içiniz acımaya baslar! zaman sadece biten büyük askınızın üstüne bir avuç toprak serper, ne zamanki yağmur yağar ve o toprak çamur olur akar, sizinde yüreğiniz bulanır ve ağlar! gerçekten sevdiğiniz bir insani asla unutabileceğinizi sanmıyorum, uzun zaman sonra sesini duyduğunuzda bile içiniz acır ve hemen aklınıza o soru gelir, o çaresizliğin sorusu ve yine en basa dönersiniz.....ve kendinize şunu sorarsınız.. acaba ? ...



Acı hayatın her noktasında vardır, ayrılık acısı da zamanla hafifleyen bir acıdır,bir arkadaşım acıyı şöyle anlatmıştı bana,

“insan beyni acıyı önce tüm şiddetiyle yaşar sonra beynin verdiği acıyı vücut çekemeyecek noktaya geldiğinde beyin acının dozunu yavaş yavaş düşürür, sonunda geriye tatlı bir hüzün kalır, öyle bir hüzün ki insanın en mutlu anında bile hissedilir.”



Sensiz gozlerim issiz
Ellerim bombos
Nedense seni istiyor gonlum
İllede seni

Seni seviyorum diye bagiriyorum
Evet bundan eminim
Ve tekrarliyorum : SENI SEVIYORUM
Ilk isiklari ile gunun eve donuyorum
Yorgun ve caresizim
O anda dizlerimin ustune cokuyorum
Rica ediyorum Tanriya bu mutluluk bitmesin
Uzun bir yasam istiyorum
Mutlu ve senle paylasabilecegim bir yasam...



Kabul et Kalbim. Sen izin Verdin gitmesine…

Gelişin gibi, Gidişin de Zorlu oldu. İnan. Anlatamadım Sana olan, Bir martı gibi yürekli olan kalbimin sevgisini. Bir Kalbi Böylece Bırakıp gitme. İçimde Binbir Soruyla, Bırakıp gitme. Kalbim izin verse bile, Karşı çık ona.

Gitme. Gözlerin de gördüm Ben aşk'ı Şimdi Sen gidiyorsun ya, O gözleri arkada Bırakarak. Nasıl geçecek Bu zaman düşünemiyorum. Dinledin beni, Dinlemeye Çalıştım Seni.

cIx, olamadık. Sen, Ben. Biz olmaya Çalıştık, Uğraştık Ama Biz olamadık. Başından Beri Olmıcağını da biliyorduk ama Söz geçiremedik Beynimize. Olmadı. Olamadı.

Bugün Senin Hışırtıların la geçti. Sen vardın ya için de, o bile güzeldi. Çünkü düşünüyordum, olmayacak bir daha bu hışırtıların, olmıcak bir daha seni seviyorum diyen sözler. Olmıyacak bir daha seni senden çok sevdim diyen sözler. aŞk'ı Sensin diyip, aŞk'ım diyen sözler. Olmıyacak. Kalbim izin vermişti Dimi Gidişine? Haklısın Şuan o Kalbin ızdırabı ile Sana yazıyorum galiba. Hangi Kanlı aŞklar da Geçer ismim Bilmiyorum ama Bir Seven kalbin, Senin için attığını Düşündüğüm O kalbin, Şahsıma ait Olduğunu, Söylemem gerekli, Galiba…

Ne zaman Son bulur Yakarışım. Bulmaz herhalde. Buda hayal galiba. Bilirsin Saçma Hayallerim Vardır Benim. Gerçekleşemeyen. İzin vermediğim Hayaller. Sevgimden galiba, Hatalı Senmişsin, Benmişim. Umrumda değil artık. Doğruyu getirmeyen bir şeyin Benim üzerimde Ne türlü bir Hakkı olabilir'ki. Gitmek isteğini İçinde barındıran gitti Zaten.

Al Beni Buralardan Desem, İşte elim Tut elimden Desem, Sevgine Çok inandım, Seni Çok seviyorum Desem. Dönmek istesen bile, Git dedimse bile, Gittiysen bile, Gel Desem. Hayaller Bir umuttur. İnanmaya Yeniden başlasam Desem. Ben Sende kaldım, Beni Senle Birlikte Geri verirmisin Desem. Ayrılık Hediyemizi Körermiş Beyinler İçin Uzaklara Fırlatsan Desem. Her Mısraya Hüzün ekledim, İçinde Sen Vardın Hüzünler Umud'a Dönüştü Desem. her şeyi Bir kenara at, Sadece Ben olsam Hayatında Desem, Karaktersiz Dediğin Sevgiliye Eski aşkınla Bağlanırmısın Desem, Bana Oyuncaklarını Kaybeden Bir çocuğun, Yeniden bulduğu Oyuncağını gördüğün' de ki Mutlulukla Gel Desem.

Gelirmisin ?



Acılara Ben Kefilim

Gözlerinin hasretinde yüregim bosluklarda sesini arıyor...Yankılansa sesin odama ve gözlerin geceme yıldız misali düşse yeter bana..Baska bir sey istemiyorum....Bir tek gülüsün tüm acılarıma iyi gelecek kadar güzel..Ve seninle yasayacagımız güzel günler tüm hayatıma bedel..Bos duvarlara ismini söylüyorum ve seni yıldızlara soruyorum acaba neler yaptı diye...Vurulmusum sana ,gözlerine yanıyorum bir alev topu giibi..Hasretin sanki volkan gibi kösebaslarinda patlıyor..Sensiz düsüncelere dalsam her fikrim kör kursunlara ispat ediyor...Gözlerinden mahrum gecelerim katrana boyanıyor ...Ucurtmalarimi senden haber alır mi diye omuzlarımdan kaldırdım..Yüregimi göcmen kuslarla sana yolladim..Bos gelmeyeceklerdi biliyorum...Yüregini ve gözlerini bırakacaklardı avuclarıma...


Acıların yarınlarda müjde kokan ciceklerdi..Düsünsene karların altındaki citlenbikleri...Aylarca toprakla kar arasında kalırlar..Ama içlerinde hicbir zaman umutsuzluguna yenilmezler.Yaprakları hazani andırsa da icindeki umutlarını sererler dudaklarına..Bahar oldu mu nazlı bir gelin gibi günesin koynuna girerler.. Tüm umutlarını günesle sevda kokan yüreklere sererler...Aynı o misal sende hicbirseye yenilmeyeceksin..Yarınlarını bahar addedip icindeki sevgi yapraklarını yüregime sunacaksin..Her yapragıda ölümüne sevdanin naif durusunu, yalnızlıga karsi dik baslılıgını ve acılara karsı ¤¤¤¤netini görecegim..Gördükce sımsıkı saracagım seni..Bırakmayacagim seni acıların kollarına ...Bu kadar kolay pes etmeyecektik fani yaralarımıza...İyilesmesi yılları sürecek acılarına ben her gün nefesimle merhem olacagim..Yavas yavas iyileseceksin...her güneste sana umutları bırakacagim ve gözlerin dünden daha iyi parlıyorsa o zaman daha cok saracagim iyilesmen icin...Tüm acılarina ben kefilim..Yeter ki sen mutluluklara gülümse....



İçim öylesine.. ölesiye seninle doluki
Ben hergün bu sevginin bedelini ödüyorum
Yıllarca süren bu kabustan uyanamıyorum
Yeter artık! Sevgilim dön de yüzümü güldür..
Geceme güneş ol... Ayazıma ateş...
Ben Seni Seviyorken.....



Oysa Kahramanlık, Vazgeçebilmek Demekti Sahip Olduğun Herşeyden..
Ardında Onca Bekleyeni Varken ,
Boğazına Takılan O Koskoca Yumruğu Yutup,
Ardına Bakmadan Yürüyebilmekti,
"Bir Düş'ün Peşinden.." 




Korkuyorum Sana Alışmaktan Ya Gidersen??

Neden bu kadar hayatımın içindesin ki sanki? Beklenmeyen bir anda geldin ve hayatımın tamda merkezine oturdun kaldın... Oysa ki sen davetsiz bir misafirdin sence de haddini aşmamış mıydın uzun zamandır kimsenin girmediği(giremediği)kalbimin gizli kapısını tıklarken(!) ? Önce o kapıyı duymamazlıktan geldim , kaçmaya çalıştım ; yok olmadı işte... Sen o masumluğunla o kapıyı tıklarken sana karşı kayıtsız kalamazdım duyuyordum seni..
Günden güne alıştım sana... Oysa ki ben çok korkuyordum sana alışmaktan; çünkü biliyordum , ım gibi biliryordum bir gün gideceğini... Sen bambaşka bir mevsimin çiçeğisin , ben hep sonbahar.Ben bir çiçeği yeşertecek kadar güçlü değilim anla bunu,güneşim yalancı ısıtamaz ki yüreğini!
Kaçıp kurtulmaya çalıştıkça daha çok içine girdiğim bir girdap gibisin...Yok mu bir kurtuluşum?
ı aşk mı bu alışkanlığın? Aşk olmamalı ben hep kaçtım aşktan , aşk beni böyle ansızım , ummadığım bir anda yakalamış olamaz..
Biliyor musun kalbimin senden önceki davetsiz misafiri de böyle masumca ansızın gelmişti... Kendimce kalbimdeki misafire hürmette kusur etmemiştim ; ama neden bilmiyorum o giderken kalbimide yakıp yakıp öyle gitmişti , ancak toparlandım derken şimdi de sen? Yoo hayır kalbim artık çok güçsüz bir kez daha yıkılırsa toparlayamam onu , bir gidişi daha kaldıramaz ..
Ah bir bilsem ki hak edeceksin bu sevgiyi kabulümdür senle gelen her hüzün ; ama bilmiyorum.. Tek bildiğim er ya da geç gideceksin, ben benle tek bırakıp gideceksin...
Evet korkuyordum sana alışmaktan , korktuğum başıma geldi alıştım; ama daha vakit erken gideceksen şimdi git sana daha çok bağlanıp sevmeden... Hiç girme kalbime sessiz sedasız git...
Gitmeyeceksen de öğret bana sevgiyi taa en başından yalansız , yanlışsız!


Sen ...

sevmek" dedim. "yoluna ölmek" dedi. "yol" dedim. "alip basini gitmek" dedi. "gitmek" dedim. Bir "ahh" çekip "dostlardan ayrilmak" dedi. "dost" dedim. Durdu. Bana bakti. "dost" diye mirildandi. "yüregime nasil koysam bilemedigim"dedi. "yürek" dedim. "dünyalari içine sigdiramadigim" dedi. "dünya" dedim. "hayatin bir yüzü" dedi. "yüz" dedim. "ardinda ne gizli bilemedigim" dedi. "giz" dedim. "hep çözmeye çalistigim" dedi. "çalismak" dedim. "bitmeyecek öykü" dedi. "öykü" dedim. "binlercesini içimde gizliyorum" dedi. "gizlemek" dedim. "iste her seyin bitimi" dedi. "sey" dedim. "sevda" dedi. "sevda" dedim. "pesinden kostugum" dedi. "kosmak" dedim. "hayat bir maraton" dedi. "hayat" dedim. "öyle kisa ki!." dedi. "niçin kisa?" diye sordum. "yasanacak çok sey var, zaman yok" dedi. "yasanmasi gereken ne var?" diye sordum. "ask" dedi. "kaç kere?" diye sordum. "bin kere" dedi, "milyon kere" "neden bir kere degil?" diye sordum. "bütün asklarin toplami, en yüce ve tek ask" dedi. "önce ona varsan olmaz mi?" diye sordum. "keske olsa" dedi, "ama önce yogrulmak gerek" "aci çekmek mi?" diye sordum. "evet, ask acisinda yok olmak" dedi. "yok olunca!." dedim. "iste gerçek askta o zaman yasamaya baslarsin" dedi. "gerçek ask!." dedim. "büyük o!" dedi. Durdum. Durdum. Ve sustum! "neden sustun?" diye sordu. "yüregim titredi sanki" dedim. "neden?" diye sordu. "bilmiyorum" dedim. "büyük o!" "evet." dedi, "büyük o!" "nerede?" diye sordum. "her yerde" dedi. "nasil?" diye sordum. "yüregini aç" dedi. "yüregimi açmak!." dedim. "bir tebessümle bak her seye" dedi. "tebessüm" dedim. "her kapinin anahtari" dedi. "kapi" dedim. "girmeden bilemezsin" dedi. "ya korku!" dedim. "bilinmeyenden korkar insan" dedi. "ben bilmiyorum" dedim. "neyi?" diye sordu. "ben'i" dedim. "sen kimsin?" diye sordu. "ben kimim?" diye sordum. "sevgiyle beslenensin" dedi. "kimin sevgisiyle?" diye sordum. "büyük o'nun." dedi. Durdum. Durdum. Yine sustum. "kimsin?" diye sordum. "sen'im" dedi...



Seni anlatıyor gözlerim,sadece seni.Bitip tükenmek bilmeyen heyecanım deli bir ritmle dans ediyor gözümde.ını anarken titriyor dudaklarım.Dört mevsimi aynı anda yaşar mı insan?Yaşıyor yüreğim.Görüyor musun bembeyaz karın ortasında açan kır çiçeklerini?Görüyor musun çiçekten çiçeğe dolaşan beyaz kelebekleri.
Özlem dolu kanat çırpışların sahipleri o kelebekler.Beyaz kelebekler...Senin varlığınla doldurdular içimi ve şimdi hiç gitmiyorlar.Bedenimin her yerinde uçarlarken senin ismini söylüyorlar duyuyorum.Kadifemsi kanatları tenin gibi tıpkı.Dokunsam incinicekler sanki.Uzaktan baksam,dokunmuyorum diye küsecekler belli.Ve sen kelebeklerin kraliçesi, uzaklığı varlığınla yakın kılıyorsun.Kelebeklerimi yaşatıyorsun.
Şimdi bambaşka bir dünyadayım.Gözümü açıyorum sen, kapıyorum sen.Sen varsın ya senden öncesini hatırlamıyorum.Senden önce nasıldı bu hayat?
Neler yaşanırdı?Nasıl dile gelirdi sevgi sözcükleri.O zaman da özler miydim ben? Bilir miydim özlem duygusunun ne olduğunu?...



Saklamıyorum hasretliğimi.Deli mavi bir özlem benimkisi.Özledikçe mavileştiriyorum seni de.Seni, içimde, kelebeklerimin kanadında, uzaklarda olsan bile taşıyacağıma inan.Gözlerinde ki derinliği, minik hüzünleri, tedirginliği ve o eşsiz heyecanı unutmayacağıma inan.
Bakışlarımla okşayacağım yüzünü dokunmasam bile.ını söyleyeceğim karşımda olmasan bile.Yoldaşın olacağım bensiz gecelerinde.Bir denizin kıyısında gözlerini ufka dikmiş bakarken birden ortaya çıkıp içini ürperten rüzgar olacağım,saçlarını savurcağım.İçki kadehine değdiğinde dudakların,benim dudaklarımın tadını alacaksın.Bana susayacaksın,beni içeceksin yudum yudum.İçine akacağım ve bu akışı hiçbirşey geri çeviremeyecek.Dokun bana.Tenimde alev alev yandığını hissedeceksin.Durma bak gözlerime.Orada sadece kendini göreceksin.
Söyle kelebekler kraliçesi, ben böylesine yaşarken seni, gidenlerden olacak mısın?Bu umudu, bu heyecanı, bu özlemi, bu tutkuyu bir anda elini tersiyle itip başka ülkelerde hüküm sürecek misin?Ya kelebekeler? Onları sensizliğe mahkum edip ölümle başbaşa bırakacak mısın??



Çok uzaktasın biliyorum

Yine gece oldu. Yine her taraf karanlık.... Kör bir noktaya daldım gidiyorum. Düşünceler anlamsızlaşıyor beynimde.... Düşündüğümün bile farkına varamıyorum.... Beynim uyuşuyor galiba... Bedenim hissediyor sensizliği....


Gözlerin gözlerimin önünden gitmiyor... Nereye baksam iki tane göz.... Bir bakış, çok şey anlatmak isteyipde anlatamayan dudakların tercümanı ... Bırak gözlerin anlatsın herşeyi diyemiyorum bile... Anlıyorum ne demek istediğini....


Silip atamıyorum gülüşlerini hafızamdan....
İlkbahar'da açan çiçeklerin kokusunun verdiği mutluluğu veriyor bana gülüşlerin. En kötü anımda bile beni mutlu edebilen tek şey.Kapatıp gözlerimi uzatsam ellerimi sanki sana dokunacağım. Ama o kadar uzaksın ki bana. Benden kaçtığını hissediyorum. Koşuyorum peşinden , bir türlü yetişemiyorum....


Neden bu kadar uzaksın bana? Neden yanımda değilsin sanki !!!

Yanımda olmanı istiyorum. Seninle gülmek, seninle ağlamak, Hayatı seninle paylaşmak istiyorum.......



Beni anlamaya çalışma sevgilim, seni sevmekti güzel olan, sen asla olamadın...
Kalbimi koyup bir kafese minik ellerine bırakmak...
Sıradan basit cümlerle sana olan zaafımı anlatmaktı güzel olan...
Saatlerce dalıp dalıp gitmek gözlerinin buğusuna...

Sen değildin güzel olan... Sana çıkan yolları ezberleyişim, koşar ım gelişimdi her defasında...
Güzel olan kokunu anlatacak kadar güzel bir kelime bulamayışımdı...

Sırf sen kalasın diye yanımda, herkesten uzaklaşmamdı güzel olan...
Seni herşey yerine koyup, herşeyimi kaybetme endişesi ile sarılmamdı sana...

Bu suskunluğum, bu küskünlüğüm mirasıdır gözlerinin

Hala unutmadım göğsümde hatıralar..

Yemini hiç bozmadım

Sen git başımdan diyene kadar...




Koskoca MasaL `dır Hayat


Devlerle Aşık


Yenmiştir Elması



Sana kırgın olmak isterdim zaman zaman…
Sana kırgın olmayı hakedecek kadar hukukum olmasını yani üstünde!

Ve; “Unuttuğumu zannetme” diyemeyeceğin mesafelerde olmak isterdim sana…
Yani; beni “unutma ihtimalinin” bile olamayacağı mesafelerde!

Bilirim, seversin beni.
“Bilirim” sadece, çünkü öyle söylersin!..
Ama soluyamam… Ama dokunamam… Ama yaşayamam…
Bilirim, seversin beni;
Odandaki lambanın açma anahtarına iliştirdiğin bir kartpostal gibi!..

Ben, güze bakan ağaçlar gibi meyvelerimi dökmeye başlamışsam dibime…
Ve ben de “senin gibi” sevmeye başlamışsam artık…
Ve ben de sana demeye başlamışsam; “Ben de unutmadım seni!..”
Bir mevsimi tüketmiş demektir tarlalar; ekilmeden, dikilmeden, sulanmadan ve gübrelenmeden…
Halbuki kısır mevsimlere gebedir tüketilmiş her mevsim!

Yıllar, kenarda bekler; geceye doğru giden trenleri gözleyen çocuklar gibi…
Yollar, dürmededir artık kendini!
Ve hatıralar süpürülmededir hafızalardan; “artık” paylaşılmayanlara yer açılsın diye!..

Bilirim tabii ki unutmadığını…
Unutmayışımdan bilirim.
Bilirim, seversin hâlâ beni; çünkü sevmek
“Hâlâ”dır işte, hâlâ aradığımız delîl!

Sana kırgın olmak isterdim aslında, zaman zaman…
Yani üstünde, sana kırgın olmayı hakedecek kadar hukukum olmasını!
Ve; “Unuttuğumu zannetme” diyemeyeceğin mesafelerde olmak isterdim sana…
Yani; beni unutma ihtimalinin bile olamayacağı mesafelerde!



TEK YÜREK

Öylesine seviyorum ki seni…. Kalbimin en özel en gizemli yerindesin.damarlarımda akan kanım kadar yakınımdasın.

Nasıl sevdiğimi sorma bana çünkü bende bilmiyorum. Nedensiz sevdim. Nasıl olduğunu anlamadan,anlamaya bile zaman kalmadan. Delicesine sevdim. Ama ancak rüyalarımda görebiliyorum seni. Rüyalarımda dokunabiliyorum sana. Çünkü uzaksın… Yokluğun ne zaman aklıma gelse çılgına dönüyorum adeta. İçimde bir boşluk canımda bir eksik olduğunu hissediyorum. Sanki sen yanımda olsan, ellerimi tutsan saatlerce, canımın eksik yarısı tamamlanacak gibi oluyorum…

Seni düşünüyorum, bıkmadan usanmadan…

Beraber olmak her anı beraber paylaşmak, aşkı delicesine yaşamak varken hep uzağımdasın. Ama seviyorum seni… mutlaka bir gün tutacaksın ellerimi ve işte o zaman tamamlayacaksın canımın diğer yarısını…
Seninle…. Sonsuza dekk…. TEK YÜREK


Senin haberin yoktu bir kalbi titrettiğinden.Yoksa vardıda ,bu kalp ağrıları zevk mi veriyordu sana.Ben, yalnızlığını dert etmeyen insanlarla tanışırken, sen ;aşk sunuyordun güzel gözlerinle.Ve birgün öyle bir bakmıştınki,bütün veresiye sevgilerim boğulmuştu gülüşlerinde...
İşte o zaman cesaret dolu kalbimin ,aslında yenik hatta korkak bir organ olduğunu anladım.Neden olduğum hatalarımı unuttum,hatalarımla sana sığınmama neden oldun.

Hep özlemle yaşar insan.Evet öyledir.Hayatı özleyenler ya mahkumlardır yada ölülerdir.Yaşamayı özlemek başkadır hayatla beraber.Belkide özgürlük ı altında sömürdüğüm sevgiler sana sığınmama bir nedendir.Sana sığıntılarımı yanlış anlama,bu hayatla yaşamanın değeridir.Gözlerini gördüğümde; sen bana bakmasan bile, çıtır çıtır kırılan kalbim,başka özlemleri arzulama engellidir.
Gözlerini yüceltmiyorum.Sadece yaşamayı özlediğim için çıkıyorum yanlızlık mezarından.Bu gösteri daha ne kadar sürer yada ne zaman biter en iyi sen biliyorsun.Bu sadece sana sığınmanın felsefesidir.

Almıyor aklım işte! Geriye dönüp baktığım aşkların hüzünleri vuruyor yüzüme.Sertçe.Sonra sana sığınıyor bedenim.Tutunuyorum gülüşlerine...

Sen anlıyorsun beni diye avutuyorum kendimi.Yoksa korkak ,kırık hatta yenik bir organın sadece atmaklamı görevli olduğunu anlatıyor duyarsızlığın.Belkide öyledir.Sana sığıntılarım,sadece benim için özeldir.
Evet;Senin haberin yoktu bir kalbi titrettiğinden.Yada vardıda bu ağrılar zevk veriyordu sana.Bu hasta yüreğin ,bir yaşama özlemi olduğunu ve o yaşamın seninle dolu bir hayat olduğunu gösteriyordu belirtiler.

Dedimya her insan özlemle yaşar.Benim hayatı özlememde ki sır, ölü canlılığımla gözlerinde dirilmek.Belki bana göstereceğin ilgi azaltacak ağrılarımı.Ne olur çaldığım gülüşünü alma gözlerimden.Anla sana sığıntılarımı...





Herşeyim SenSin

♥ ''HAYAT'' DEDiLER ''SEN'' DEDiMღ
♥ ''YASAM'' DEDiLER ''SEN'' DEDiMღ
♥ ''ASK'' DEDiLER ''SEN'' DEDiMღ
♥ ''SEVGi''DEDiLER ''SEN'' DEDiMღ
♥ ''NEDEN HEP AYNI KiŞi??'' DEDiLERღ
♥ ''ÇÜNKÜ O BENiM HERSEYiM'' DEDiMღ 



Hüzünlerim sana doğru.. Gözlerimin pimini çek, yağsın her yanıma hatıralar.. Bir iyi dilek daha tut hakkımda.. Seni terk etmişliğimde ihtiyacım olacak dualarına..
Susma.. Saniyelerin yıllara özendiği anlar yaşıyoruz, hüzünlerin yaşanmışlıkları katlettiği.. Sakın ola susma.. bağır hadi, haykır haksızlığımı!

Hatta vur bitsin dilimin sevgi sancıları.. yeter ki susma.. susuşun, vurgunum olur..




İlk kez biri için bu kadar sızlıyor bu yürek,yokluğunun derin okyanusunda yüzmeyi Bilmeyipte boğulmamak için direniyor çırpınıyorum....İlk kez biri için ağlıyor bu gözler belkide yaşamayı umut ettiği mutlulukların Keskin bir baltanın indirdiği darbelerle yıkılan bir çınara dönmesindendir.......İlk kez amaçsız yürüyor ayaklarım , Hep yürüdüğüm hayatın karlı yollarında düşlerimde Seninle aydınlanan bir odaya giriyorum,odanın içi güllerle bezenmiş bir gül bahçesi Seninle yürüyorduk,şimdi o oda yine karanlık... Sensiz karlı yollar ayaklarıma zulum...İlk kez kaçıyorum insanlardan , başbaşa kendimle hesaplaşmamdır seninle yaşanan Anlardaki hatalarım aklıma geliyor,içim içimi yiyor ,bazen kendime gülüyorum Alaysı,bazende doluyor gözlerim duvarlar üstüme geliyor ,kızıyorum kendime ................................İlk kez dilime pranga vuruyorum ,konuşmuyorum susuyor sessizliğin Sesini dinliyorum ,gecenin sensiz mateme bürünmüş havasında penceremden Karanlık gökyüzüne bakıp titriyorum,soğuktan değil sensizlikten titriyorum....İlk kez yaşamışım sevgiyi doyasıya bu denle ,ama Baharında solan bir gül misali daha tam doyamadan baharına,öte yandan da Hasretine inat karların arasından sıyrılan gelinciğin inadı var Ruhumda .Huyum kurusun Seviyorum Seni


ve yalnizligin sesiyle irkildigim bir gündü.
Aradigim ya da duymak istedigim bir ses vardi sanki...
Düsünüyorum ama düsünmekten yorgunum anlamiyor, bulamiyorum,
Bir ses mi duydum yoksa sadece bir hayalden mi ibaretti.
Yürüyorum ve yalnizim...
Uzakta bir dal gördüm ve hatirladim,
Tutunmam gereken daldi bu...
Aradigim teksey...
Tutuyorum sikica
Ümitsizligin verdigi buruk bir aciyla,
Ve birden bire ne oldugunu anlamadan bir gölge yaklasti yanima,
Ve sinsice gözlerim icine baka baka kirdi,
Tutundugum tek daldi o...
Sonra ayaklarim dibine firlatarak, arkasina bakmadan çekip gitti.
Ve ben saskinligin verdigi umutsuzlukla yere düstüm
Agladim, agladim...
Ve yerimden öylece baka kaldim etrafa
Ve yine akiyor damlalar
Beni üzmekten vazgeçmeden..
Sonra sesleniyorum!
Damlalarla mücadele eden titrek sesimle haykiriyorum
Her gözyasi döktügünde benim ahim var
Onu hatirla diyorum.
Aklindan titrek sesim hiç gitmesin
ve agliyislara büründügün birgünde, tek söyleyecegin kelime "KESKE" olsun...



İnsan aşık olmak ister çünkü sevmek onun özünde var..

Aşık olmak ister çünkü kendini çok sevmesi ayıptır, hor görülür o da gider ve kendi gibi birini sever...

Aslında kendini sever...

İnsan aşık olmak ister çünkü o zaman bahaneleri olur hayata karşı..

İnsan aşık olmayı ister çünkü istekleri hiç bitmez...



Ahh!
Ama suç bende, salaklık bende..
Çok şey istiyorum ben!!!!
İnsan olmalı ruh ikizim olmalı, erkek olmadan önce...
Ruhumu soyabilmeli giysilerimden önce..
Zihinsel uyum "olmazsa olmaz" larımın başında geliyor..
Elleri bedenimden önce saçlarımda gezinebilmeli...
Ruhum ile sevişebilecek bir yüreğe sahip beden olmalı yatağımdaki..
Ve eğer mümkün ise..
Lütfen..
Birlikte uyuyup birlikte uyanabileceğim biri olsun bu sefer...

Görüyorsunuz ya; ne çok şey istiyorum. Üstelik bu kadar da değil, liste daha uzuyor...

Tekrar aşkı yaşamayı yasaklasam kendime, eskisi gibi yarım bırakıp gitmeye karar versem???...
mi acaba?

Ama hayır, ben artık gerekirse boğulmak istiyorum sevda denizinde.
Sonları da yaşamak istiyorum artık..

Şimdilerdekilerde değil ama, öncekiler, önceki sevdalarımda hep ışıl ışıl gözler vardı...
Sürkli düşünüldüğüm ve düşündüğüm, arandığım ve aradığım, çılgınca
özlediğim ve özlendiğim, bulutların üzerinde yaşıyormuşcasına yaşanan sevdalardı benimkiler.




Ahh o aşkın beni çağıran sesi yok mu?
Tıkayamıyorum kulaklarımı artık.
"Bulduğumda yaşayacağım bu sefer" kararlılığı ile koşuyorum hep.
Düşüyorum....

En ufak bir sendelemede hemen yeni bir arayışa itiliyor yüreğim, sonra bir yeni arayışa daha, sonra bir yenisine daha.....

Bu öyle bir kısırdöngü ki, aynı anda çoğul sevdalar esiyor yüreğime;
eşzamanlı aşklar yaşıyorum..

Fırtınayı bekleyen ben, yetinmeye çalışıyorum rüzgârlarla..
Üselik çoğu rüzgâr bile değil ve aslında ben çoğunu en baştan anlıyorum, kendimi kandırıyorum..

Ama gene de atıyorum aşkın ılık esen rüzgârlarına kendimi.
Sonu başından belli yarım yamalak sevdalar yaşıyorum.
Her yamalı aşktan sonra daha fazla artıyor açlığım, daha fazla artıyor kana kana içme ihtiyacım..

Her biri için "acaba bu kez doğru kişi mi" diyerek eş zamanlı aşklar
yaşıyorum.
Ve ben, her defasında; daha da üşüyen bir yürekle başbaşa kalıyorum, daha da yalnız bir yürekle..


Nereye baksam "gel beni bul" diye haykırıyor AŞK.
Takılıp gidiyorum ardından aşkın sesinin. Ulaşmaya çalışırken o sese,
yakalamaya çalışırken; tökezliyorum her defasında ona giden yolda
Düşüyorum...

Her düşüşten sonra, yamalı bir sevda daha bırakıyorum ardımda.

Ve anlıyorum her defasında neden hep kaçtığımı sevdalarımı yaşamaktan...

Ve anlıyorum her defasında neden hep yarım bıraktığımı aşklarımı..

Ve anlıyorum her defasında, kendime yasakladığım sevdalarım ve sevdayı yaşamamışlıklarım, bitişleri görme cesareti yoksunluğundan başka birşey değil...


"Sonsuz ve ölümsüz aşk yoktur"



Aşklarım oldu kimi zaman…sessiz bir nehir gibi,usulca yüreğime akan…ama hiçbirisi seni unutturmadı,hiçbirisi yerini dolduramadı senin.öyle kazınmışsınki kalbime,bir dağ büyüsünde ulaşılmaz ve denizmavisinde gizli renklerin.aklıma düştün yine amansız…
Anlamsızım sensiz ve umarsız bakışlarım bir ihtiyar gibi.kalp atışlarında bir çocuğun,yürek sızısı olduğun günler geliyor aklıma…oysaki ne güzeldi o acılar…mutlu eden acılar…varmı eşin senin dünyada,kumlara çizilen bir kalp şeklisin…üstüne kazınan dalga olmak istedim…ama esmedi yıllardır beklediğim rüzgar…hayat hep esirgedi esintilerini,babasız büyüyen yetim misali…

Sensiz kaldım saatlerce,,,yetinmedi hayat,babasız kaldım ömürlerce…yok reis yoook,olmadı bu hayat bizim üstümüze,bu beden sığamadı hayata,yada dar geldik biz dünyaya…belki yokluğuna isya,belkide sensizliğie sessizlik olur..bilesin ey yar..sevmişem seni,sevmişem seni,,,


Umuda yolculuğun ısın sen,akşamlara firar bakışlarımda…ve bir kelebeğin kanat çırpışısın,seninle bir günün ömür sayıldığı küçücük dünyamda…



En sonunda bitti.. Bittiğine üzülmüyorum ve seni özlemiyorum..
İlk defa ayrılığı seviyorum.. Senin söylediğin gibi.. En azından içindeki ben kirlenmeyecek.. İşte bu yüzden bu ayrılığı seviyorum.. Bu yüzden akşamları yastığıma sarılıp ağlamıyorum.. Bu yüzden sabahları uyanınca gözlerim gözlerini aramıyor!!!! Bu yüzden senden vazgeçmek daha kolay.. İçindeki yani hayalindeki ben gerçek ben ile kirlenmeyecek....

Bazen kendime nasıl bu hale geldik diye soruyorum; ilişkide neden nasıl gibi soruların sorulmaması gerektiğini bilmeme rağmen.. İlişkinin muhasebesi yapılır mı? Ben ilk defa yaptım.. Ne verdim ne aldım diye düşündüm.. Çok şey almışım ama hiçbirşey verememişim.. Bu da benim eksikliğim.. Gerçek benin eksikliği.. Senin hayal ettiğin olduğunu düşündüğün insanın değil.. Benim eksikliğim..

Gece ilerliyor.. Diğer eksikliklerim aklıma geliyor.. Sevdiğimin hayatındaki sorunlara ortak dahi olamayan beni düşünüyorum.. Bak gördün mü bu bile sendeki benden farklı.. Ama diyorum ya ben buyum, ben böyleyim.. Beni tanı..

Neredeyse sabah oluyor.. Bu seferde en büyük eksikliğim aklıma geliyor.. Seni düşünüyorum..

Şimdi git.. İçindeki ben daha fazla kirlenmesin..

Not : Avuçlarında ben, burnunda benim kokum.. Ben seni çoktan unuttum.. Sen beni unutamayacaksın..



Eğer mutluluğu tanımıyorsan o da sana merhaba demez; Hayatın yollarında bin kez karşılaşsan bile ne sen onu tanırsın ne de o sana selam verir.

Mutluluğu tanıyacaksın.

Kim bilir, belki evin bahçesinde büyüyen çam ağacıdır mutluluk; belki de sokağın köşesinde boy atan akasyadır. Bahçede çam yoksa, sokakta akasya salınmıyorsa, o zaman da pencereden görünen avuç içi kadar denizdir. Pencereden deniz görünmüyorsa o zaman da sokağa bak. Sokakta oynayan bir çocuk yok mu? Varsa, ı mutluluktur.

Ya yoksa? O zaman belki de bir kedidir soğuk kış gününde camdan bakan...



Oysa sen, onlar gibi değildin... Anlar gibiydin.

Zaman aktı, geldikleri gibi gitmesini bilen cinslerden. İnsanlar konuştu, uzun
uzun ve sık sık. Gözlerim uzun süre gittiğin noktada bakakaldı, ayak izlerine.
Kaybolmayan sevgin gibiydi gözlerim, yokluğunun aksine.

Uzun zaman geçti.
Sen biteli...
Ve ansızın çekip gideli...

Uzun zaman geçti. Bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar dakikalar. Yavaş aktı
yokluğunu düşündüğüm anlardaki cümlelerim. Ve hiçbir şey diyemeyişim. Yavaştı
zamanın akışı...

Hiç kimseye benzetemediğim yanların içindi sende kalan suskunluğum. Ve en çok
seni söylemekti, seni sana anlatmaktı doyasıya. Ve her iki cümle arasında hiç
kimse olmayışının ifadesini anlatabilmekti her düşüm. Düşlerimi
gerçekleştirdiğim kadar düştüm, giderken gözlerinin içinden...

Dakikalar içinde, çok fazla öldüm.
Her damla da tekrar tekrar öldüm...
Ve sen beni anlayan gözlerinin aksine,
beni tane tane terk ettin kendi içinde...

Ve gittin. Ansızın bittin… Gidişinin ayak izlerinde seni izlerken, beni
düşürdüğün son umudum geldi gözlerimin önüne...

Anladım. Ben senin için. Hiçbir şey değildim. Hiç kimse de değildim. Son terk
eden hep bendim, ayaklar altında kalan göz yaşlarımın ıslaklığında serinleyen
her bir kum tanesiydim...

Ölen bendim... Giden sen...

Oysa sen, onlar gibi değildin...
Anlar gibiydin.



Son kibrit çöpüm gibi sakladım seniRüzgarlıydı havaTiryakiydim üstelik yakmadım seniBen yağmur yüklü bir bulutum Kime çarpsam ağlarımArtık sabah olmaz bu kentte banaTutmuz kimseler sigara bileDüştüğün yere saplanmış bakışlarımBakmaz kimselere bakamaz Artık bu kentte sabah olmazBen yağmur yüklü bir bulutum Kime çarpsam ağlarımKime çarpsam kendimi Ve bölsem milyarlaraPayı sen paydası senAğlarım Kime çarpsam kendimiVe toplasam bildiklerimi Payı sen paydası sen AğlarımFarzet delsem karanlığı Farzet ki delsemIşığım sen güneşim sen ayım senSon kibrit çöpüm gibi sakladım seniRüzgarlıydı hava Tiryakiydim üstelik yakmadım seniBen yağmur yüklü bir bulutumKime çarpsam ağlarım...


Umut Mavi demissin, Ben umutsuz kalmadim
Bilsen nice hayaller, neler gördüm yillarca
Ayri olan hep sendin, ben hic sensiz olmadim
Mavinin her tonunu, Ask`a ördüm yillarca
Es gectim acilari, yüregimi okudum
Sen kendi hayatini, yasiyordun bilmedin
Duygulardan ip yapip, satir satir dokudum
Sen beni öldürsende, bende asla ölmedin...



Gittiğin günden beri içimdeki cocuğu dinlemiyorum. Sus pus her şey. Artık dört duvar arasında körebe oynuyorum yalnızlığında. Gittin, taş kesildi kirpiklerim. Gözbebeklerimden tek bir damla bile düşmüyor topraklara…

Oysa bağrımı iki ayırıp bir baksan yüreğime, canımın ne kadar acıdığını o zaman anlardın..Görmüyorsun gözbebeklerimin kuruyup yüreğimin delice ağladığını. Yağmurlarla yarışa giriştim, tel tel yalnızlığıma hediye ediyorum yüreğimin çığlıklarını. … Erkek adam ağlamaz … sözüne inat yüreğim kan ağlıyor her gece..Yüreğimden akan her damla senin mutluluklarına duacı olsun, yalnızlığın ayak ucuna düşen her kelimem sana helali hoş olsun. Çünkü ben gidişlerine ömrümü adayacak kadar sevmiştim seni.. Sen beni sevmesen de, ben seni ilk gün ki gibi hala seviyorum…



sen benim için hayata yeniden başlamaktın.hani bembeyaz bir kağıt olur ya işte onun ilk satırlarıydın.bazen seni seviyorum diyordun.bazen olmadık nedenlere küsüp gidiyordun.neler yazmamıştı ki,yüreğinin kalemi.ilk tanıştığımız gün başlamıştı,en güzel satırlarımızdı.bitmeyecek dediğimiz hikayemizin başlangıcıydı..
seni öyle çok sevmişim kisatırlar arasında kaybolmuşum.ve her yazının bir son la noktalanacağını unutmuşum...
bir kelebek ömrüydün,üç gün kadar kısa.dikenler içinde açan bir güldün,ve bülbülün aşkı vardı kokunda.güneşe aşıktın,suya aşıktın.kokuna hayat veren bülbülü kıskandırırdın.seni ne çok severdi ama onu da anlamazdın.güneş ışığını sakıdığında solardın.ömrün kadar kısaydı,gün batımına kadardı aşkın.bir bahar sabahı ansızın açmıştın.ve bir bahar akşamı ansızın kalbinin kapılarını kapatmıştın.
üç günlük bir umut olmuştun.şimdi bir ömür umutsuzluğum oluyorsun.kalbimin kapılarını son kez aralamıştım,şimdi bi ömür kapatıyorsun.gidişinin ardından her gece ağlıyorum.ve ağladığıma unutamadığıma kızıyorum.gözlerimden yaş değil nefret akıtıyorum.kinim sevgimden de büyük unutamıyorum.ama ne yapsam da unutamıyorum.
gamlıyım kederliyim.bir boşlukta, sensizliğin içindeyim.terkettin hiç düşünmeden gittin.bana değil aşkımızaydı ihanetin.sen sevmesende ben çok sevmiştim.hani seven unutmazdı sevdiğim.söyle ben seni unutabilir miyim?



Gecelerim... "Sarın yaralarımı geceler" demiş bir şair.
Beni bu geceler mahvetti dersem haksızlık ederim onlara.
Senin sevdanla başladı gecelere sevda yazmam.
Ben bu gecelerde tüm karanlıkları dağıtabilirim. Bana hüzünlerini, bana acılarını ver sevdiğim. Ver ki senin acılarını da ortak edeyim gecelerime. Ver ki gecelerle kavgalı olayım. Şimdi seni getirdikleri için onlara ses bile çıkarmıyorum. Sen yaşığımsın, yaşatanımsın. Sevdamsın sen...



Hüznümün virgülüsün sen.
Bir gidensin / bir gelen.
Ama yetmez bana bu duraksamalar
Gitmemek üzere gel istersen!
Yıkabilsen aramızdaki duvarları
Ah ne olurdu sanki
Hüznümün virgülü değil
Noktası olabilsen!



Yüreğim Sana Emanet..

Bugün güneşin aydınlığında sana uyandım...umutları rüzgarın koynundan çalıp yüreğine bıraktım. bugün yüreğime gülüşlerini ektim..yüreğimin kurumuş toprağına umutları ektim...hasretinle besleyip bir gün geldiğinde gözlerine bırakacağım umutları ektim...kavuştuğumuzda yıldızlar sevdamıza şahit olsun diye...gündüzün gölgelerinde üşüyorken gülüşlerinle ısınıyorum. bir an rüzgara dönsem sırtımı, sana tutunuyorum...umutla, gözlerindeki baharla nefes alıyorum...vakitler geçmiyor..hasretin çekiyor beni sana...baharı giyinmiş yollara senin gülüşlerini bırakacağım...her rüzgarda kokunu arayacağım...her nefes aldığımda umuda gülümseyip senin mutluluklarına dua edeceğim...

Yıldızların geceni, güneşin gündüzlerini aydınlatması dileğiyle..senin gülüşlerine emanet edip yüreğimi...ne olur iyi bak yüreğime..ne olur umuda tutunup hayata gülümse...




Dönülmez Tövbelere Gömsemde Seni..
YazdIkLarImIn adresI beLLi...
Her KeLiMeM SanadIr SevgiLi...


Bağırmak istiyorum, haykırmak istiyorum ama kelimeler boğazıma düğümleniyor ve susuyorum...
Susup sabrediyorum ve üstelik korkum daha da büyüyor... Aslında ummadığım bir yerde,
ummadığım bir anda patlamaktan korkuyorum...
Düşünüyorum...
da; sayılarını hatırlamadığım kadar çok olan "keşke"lerime bir yenisini daha eklemekten ve
geri dönüşü olmayan bir yola girmekten korkuyorum aslında...



Her önüne gelene aşık olduğunu zannedenlerden sıkıldım, çünkü ihtiraslarının ını sevda sananlardan sıkıldım, "ex aşkım" diye başlayan cümlelerden, günde onlarca kez söylenen "seni seviyorum" lardan bunaldım... Sevdiğine bir mektup bile yazmadan, sağdan soldan "sms için güzel sözler" diye aramadan sadece kendı duygularını içeren bir notu bir çiçeğe iliştirip sevdiğine göndermeden, gönderme ihtiyacı ve düşüncesini bulamadan başlamış ve bitmiş ilişkilerden sıkıldım, sıkıldım, sıkıldım..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder